MERSİNDE KEŞFEDİLMEMİŞ YERLER
Herkese yeniden merhaba. Uzun zamandır blogta yazı paylaşmıyordum. Öyleyse geri döndüm diyebilirim😊
Bugün sizlere güzel Türkiyemizin adeta cennet şehirlerinden birisi olan Mersinde gezilmesi gereken yerlerden bahsedeceğim.
Mersin deyince akla genelde tantunisi, kız kalesi ve tatil siteleri gelir. Bir Adanalı olarak da kendimi bildim bileli her yaz Mersine giderim. Mersine gidip de Mersinde antik kent olduğunu, gezilecek bir sürü tarihi yer olduğunu bilmeyen bir sürü insanımız var. Ben de onlara bu yazımla birlikte bir aydınlatma yaşatacağım😄
1-Adam Kayalar
Mersin’in Erdemli ilçesine bağlı, Narlıkuyunun yaklaşık 10kö kuzeyinde Mitan Vadisinin doğu yamacı üzerinde yan yana işlenmiş kaya kabartmalarına verilen isimdir. Buraya gitmek istiyorsanız ayağınıza en iyi spor ayakkabınızı geçirip en rahat kıyafetlerle yola çıkmanız lazım. Çünkü önünüzde sizi gerçekten uzun ve yorucu bir yol bekliyor.
İnişi de tırmanışı da kolay olmayan bir parkur. Çok dikkatli olmanızı öneririz. Kayalar üzerinde silinmeye yüz tutmuş yön belirleyen kırmızı oklar var. Eğer bu oklara dikkat etmezseniz kaybolma riskiniz mevcut. Bunu göz önünüze almanız lazım.
Aşağıya indiğiniz zaman görüntü (gerek heykeller gerekse manzara) nefes kesici. Ben ve eşim çok keyif aldık.
Yaşlılara, çocuklara, yükseklik korkusu olanlara ve sporla çok ilgilenmeyenlere tavsiye etmiyoruz. Çok sıcak havalar da zorlayıcı olabilir.
Eğer ki riskli bir macera istemiyorsanız adam kayalardaki heykellerin benzerleri Mersin müzesinde de var. Onları görmenizi öneririz.
2-Kanlıdivane
Mersin'e gelmişken kesinlikle 1-2 saat ayırıp dolaşıp görmeniz gereken yerlerden birisi de Kanlıdivane. Köyün kalıntıları, birkaç kilise kalıntısı ve ortada bir obruk. Lakin alan o kadar geniş ve doğa o kadar rahatlatıcı ki her karışı gezmeden çıkmak istemiyorsunuz. Ayrıca obruk çevresindeki çitler küçük çocuklar için yeterince koruma sağlamaz, çocukla gidecekseniz ekstra dikkat edin deriz.
Arabanız yoksa ulaşım zor, yoldan taksi bulunmuyor. Örenyeri güzel gezilmeye değer, obruk içindeki kaya oymaları uzaktan çekilebiliyor sadece, görevli çok yardımcı oldu, 1 saate gezinizi tamamlayabilirsiniz.
Ayaş girişinde anayoldan 3 km kuzeyde ulaşım gayet rahat. Müzekart geçiyor. Mersin civarına geldiyseniz görmeden geçmeyin. Havaların aşırı sıcak olmasından ötürü yazın gezecek olanlar için tavsiyem müze giriş saati kontrol edilerek akşam serinliğinde gezinmesi.
Hellenistik Dönem’de merkezi Uzuncaburç’un 4 kilometre doğusundaki Olba Territoriumu’nun ibadet yeri olan bugünkü Uzuncaburç yerleşim yeri, Roma Dönemi’nde, 72 yılında İmparator Vespesianus zamanında Olba’dan ayrılarak Diokaesareia adıyla özerk, kendi adına para basan kent durumuna gelmiştir. Bizans Dönemi’nin ardından Türkler buraya şehrin sembolü olan yüksek burcun (Hellenistik Kule’nin) ismini vererek “Uzuncaburç” demişlerdir.
Antik kentin en erken yapılarından biri ve belki de tarihsel olarak en önemlisi Zeus Olbios Tapınağı’dır. Tapınak Korint sütun başlıklı peripteral bir tapınaktır. Tapınağı çevreleyen duvarda bulunan bir yazıttan bu tapınağın çatısının, Zenophes’in oğlu Teukros tarafından Teukros’u onurlandırmak için onarttığı anlaşılır Tapınağın merdivenleri Erken Bizans Dönemi’nde Kiliseye çevrilirken değişime uğramıştır. Kuzeydeki Temenos duvarı oldukça iyi korunmuş olup yüksekliği 6 metreden fazladır.
Hellenistik Dönem’de antik kentte 20x40 m. boyutunda Korinth düzenindeki Zeus Olbios Tapınağı dışında, beş katlı, konut ve savunma kulesi formunda bir kule ve yaklaşık 17 m. yüksekliğinde bir anıt mezar da inşa edilmiştir.
Şimdilik önerilerimiz bu kadar. Bir sonraki posta kadar görüşmek üzere.🤍🙏🏻













Yorumlar
Yorum Gönder